EN
AR
444 0 347
Anasayfaya Dön
Paylaş
Bize Yazın
E-Bülten Listesine Kayıt
Hekim Ara
Hızlı Randevu
Merkezlerimiz
S.S.S.
Yazı Büyüklüğü A(-) A(+)
| Paylaş

Sıkça Sorulan Sorular

Diş tedavilerinde bulaşıcı hastalık (Hepatit B,Hepatit C,HIV vb.) riski var mıdır?

Evet vardır;

- Dünyada en çok görülen enfeksiyon hastalıklarından biri olan Hepatit B, bütün dünyadaki önde gelen dokuzuncu ölüm nedenidir ve dünyada 2 milyardan fazla insanın hepatit B virüsü ile enfekte olduğu bilinmektedir,

- Hepatit C ,virüslerle bulaşan hepatitler arasında kan yolu ile en sık bulaşan tiptir,

- HİV virüsünde, tüm bulaşmaların %10-15’i  kan yolu ile olmaktadır, Bulaşıcı enfeksiyon ajanlarının taşınmasındaki en büyük rollerden biri de diş hekimliğinde kullanılan STERİL EDİLMEMİŞ diş hekimliği malzeme ve aletlere aittir.

Diş tedavilerinde enfeksiyon riski var mıdır?

Evet vardır; her insanın ağız boşluğunda bulunan bakteri sayısı aşağıdaki gibidir, 
Tükürük     >100 milyon /ml                      
Diş plağı      10 milyon /mg 
Periodontal cep (Diş eti ve dişin birleştiği yer) 500 milyon/ml
              
Dolayısı ile bir muayenehane veya hastaneye gelen bir hastanın dental malzeme ve aletlere bulaştırdığı bakteri sayısı milyonlarcadır ve bu durum diğer hastaların enfeksiyon hastalığı kapma olasılığını arttırmaktadır.

Kurumumuza gelen her hastadan sonra mutlaka sterilizasyon ve dezenfeksiyon işlemleri, dünya sağlık örgütünün belirlediği kurallara uygun yapılmakta, çalışanlara enfeksiyon kontrolü ile ilgili sürekli hizmet içi  eğitimler uzmanlar tarafından verilmektedir.

Uyutularak, genel anestezi altında tedaviler yapılabilir mi?

Her türlü diş tedavisi genel anestezi altında yapılabilir. Özellikle 4 yaşından küçük çocukların diş tedavilerinde, tedavisi uzun sürecek çocuklarda, gelişim geriliği olan engellilerde, diş hekimi fobisi olan hastalarda, aşırı öğürme refleksi olan hastalarda, iğne fobisi olan hastalarda, normalde bir çok seansta yapılabilecek tedavinin tek seansta genel anestezi altında yapılmasını isteyen hastalarda, genel anestezi hastanemizde sıklıkla yapılmaktadır.

Amalgam (siyah renkli) dolguların mutlaka kompozit (beyaz renkli) dolgularla değiştirilmesi gerekli midir?

Hem amalgam hem de kompozit dolguların yapıldıktan sonra 5-7 yıllık ideal bir ömrü vardır. Eğer daha önce yapılmış amalgam dolguda herhangi bir kenar uyumu bozulması ya da yeni çürük oluşumu başlamadıysa ve estetik olarak değiştirilmek istenmiyorsa amalgam dolgunun değiştirilmesi şart değildir. Bazı araştırmalarda amalgam dolguların içerisindeki civanın yan etkilerinden bahsedilmektedir. Hekim tarafından gerekli görülen durumlarda amalgam dolguların değiştirilmesi önerilir.

Beyazlatma dişlere zarar verir mi?

Beyazlatma, doğru şekilde ve doğru teknikle hekim tarafından planlanıp, takibi ve kontrolleri hekim tarafından yapıldığı sürece hiçbir zararı olmayan bir uygulamadır. Uygulama esnasında mine tabakasında küçük bir geçirgenlik artışı ve buna bağlı hafif hassasiyetler oluşabilir ancak uygulama sonrasında bu durum tamamen eski haline döner.

Diş taşı temizliği yaptırmak dişlerin beyazlaması için yeterli midir?

Diş taşı temizliği ile diş yüzeyindeki taşlar ve renklenmeler uzaklaştırılır ve neticede dişlerin kendi rengi ortaya çıkar. Diş taşı temizliği işlemi ile diş üzerinde sadece sigara, çay, kahve gibi boyayıcı gıdaların etkisiyle meydana gelen dış renklenmeler çıkartılabilir. Dişin kendi renk tonunun daha açık olması isteniyor ise bu ancak beyazlatma (bleaching) uygulaması ile mümkün olabilmektedir.

İmplantlar yapıldıktan ne kadar sonra üzerine kaplama/kron yapılabilir?

İmplantlar yerleştirildikten sonra kemikle kaynaması için beklenir. Bu kaynama kırık bir kemiğin kaynaması gibi bir iyileşme sürecidir; bu nedenle normal bir kemikte ve sağlıklı bir bireyde yaklaşık 2-3 ay kadar beklenir. Bu süreçte yine kemiğin durumuna göre veya yapılan implantların sayısına göre takıp-çıkarmalı ya da sabit geçici protezler yapılır. Hasta implantların iyileşme surecinde dişsiz kalmaz. Ancak eğer implant yapılırken kemik tozu kullanılması gerekmiş ise iyileşme süresi uzar. Bunun nedeni de yerleştirilen kemik tozunun zamanla eriyip o bölgede yeni kemik oluşturmasıdır. Böyle bir durumda kullanılan kemik tozu miktarına ve yerleştirilen alana göre iyileşme süresi 6-12 ay arasında değişir.

Dişim ağrıyorsa ve/veya şişlik varsa antibiyotik kullanabilir miyim?

Çürük, kök ucu iltihapları, dolgunun düşmesi veya kırılması, diş yüzeyinde aşınmalar, kırık, yüksek yapılmış kaplama veya restorasyonlar gibi çeşitli sebeplerle dişte ağrı olabilir. Ancak bir dişin şiş oluşturması için mutlaka enfekte olması gerekir. Fakat oluşan her şişlik antibiyotik kullanılmasını gerektirmez. Üstelik doğru kullanılmayan bir antibiyotik dişteki enfeksiyona etkili olmayacağı gibi, gereksiz yere antibiyotiğe bağışıklık kazanılmasına yol açar. Dolayısıyla hasta, bir hekime danışmadan ve muayene olmadan antibiyotiğe başlamamalıdır. Bu durumlarda hasta ağrının şiddetine göre gerekir ise ağrı kesici kullanabilir.

İltihaplı diş çekilebilir mi?

İltihaplı dişlerde iltihabın durumuna göre diş çekimi yapılır. Eğer yüzde şişlik varsa antibiyotik alımına başlanarak iltihap akıtılır. 2 gün sonra diş çekilir. Eğer yüzde şişlik yoksa yine hasta ve hastanın sağlık durumuna bakılarak, durum iyiyse aynı gün diş çekimi yapılır. Şişlik olmamasına rağmen hastanın, kalp, diabet vb. hastalıkları mevcut ise, antibiyotik verilerek aynı gün diş çekimi yapılır.

Sigara içmek diş etlerine zarar verir mi?

Sigara genel sağlığımız için zararlı olduğu gibi ağız ve diş sağlığımız için de zararlıdır. Dişeti iltihabının şiddetlenmesi,dişeti tedavisi sonrası iyileşmenin bozulması, dişetlerinde ve dilde renk değişikleri başta olmak üzere dişetleri üzerinde pek çok negatif etkiye sahiptir.

Kanamalı dişeti, dişeti hastalığının habercisi midir?

Evet, dişetlerindeki iltihabın ilk belirtisi dişetindeki renk değişiklileri ve kanamalardır. Dolayısıyla dişetlerinizdeki kanama belirtisi fark ettiğinizde diş hekiminizden ve özellikle de bir periodontoloji (dişeti hastalıkları)uzmanından randevu almanızdır.

Diş taşı temizliği dişlere zarar verir mi?

Diş taşı temizliği ağızda dişler üzerinde biriken diş taşlarının ultrasonik aletler ve el aletleri ile temizlenmesi ve dişlerin üzerinde çay, kahve ve sigara gibi bayacı maddeler nedeniyle oluşan renklenmelerin giderilmesidir. Ağız ve diş sağlığını korumak için en etkili işlem, kişinin dişlerini düzenli olarak ve doğru yöntemle fırçalamasıdır. Buna rağmen diş taşları oluşma olasılığına karşı 6 ayda bir kez diş hekimine kontrol için başvurulması önerilir. Bu şekilde yapılan tedavilerin diş dokularına hiçbir zararı yoktur. Aksine biriken diş taşlarının temizlenmemesi dişeti hastalığına, dolayısıyla diş eti çekilmelerine, kötü ağız kokusuna ve uzun vadede dilerin kendiliklerinden sallanarak dökülmelerine neden olur. Ancak iyi bir fırçalama yapılmadığı için diş taşı temizliğinin sık aralıklarla uygulanması kesinlikle önerilmemektedir.

Gömülü 20 Yaş Dişlerinin Çekilmesi Mutlaka Gerekli midir?

Gömülü dişler çene darlığı ya da pozisyon bozukluğu nedeni ile ağızda yerini alamamış dişlerdir. Gömülü 20 yaş dişleri yıllarca hiç sorun çıkartmadan ağızda kalabilir ancak çok ciddi problemlere de neden olabilir.

Gömülü 20 yaş dişleri komşuluğundaki dişte çürümeye sebep olabileceği gibi kemikte enfeksiyon da oluşabilir. Ayrıca gömülü dişler etrafında çoğunlukla kistler, bazen de ameloblastoma gibi tümör oluşumları da gözlemlenebilir.

Ortodontik tedavi görmüş ya da görecek kişilerde de gömülü 20 yaş dişlerinin alınması gerekebilir. Aksi halde baskı yaparak dişlerin çapraşıklığına neden olabilirler.

Yine gömülü 20 yaş dişleri hastaya yapılması planlanan protezlerin kullanımını zorlaştırabilir veya yenilenmesine sebep olabilir.

Sonuç olarak 20 yaş dişleri hastaya rahatsızlık verdiği veya yapılan tedavinin başarısını olumsuz yönde etkilediği zaman çekilmelidir. Aksi halde periodik kontrollerle takip edilmek kaydıyla ağızda bırakılabilir.

Gömülü diş operasyonları lokal anestezi altında kısa bir operasyonla alınır ve bir haftalık bir sürede iyileşir.

İmplant herkese yapılabilir mi?

İmplant tedavisi ciddi hastalık soru olmayan ve yeterli kemik dokusu olan her hastaya yapılabilir.

Kontrol altında olmayan yüksek tansiyon ve yüksek kan şekeri bu sorunların en başında gelir. Ancak bu tansiyon yada şeker hastalarına yapılamaz demek değildir. İlacını düzenli kullanan, düzenli kontrollerine giden ve tansiyon, şeker düzeyleri belli seviyelerde kalan kişilere implant tedavisi uygulanabilir.

Sigara kullanımı implantın kemikle kaynaşması için risk oluşturmaktadır. Özellikle implant yapıldıktan sonraki bir hafta boyunca kesinlikle sigara içilmemelidir; hatta implantlarınızın çok uzun ömürlü olabilmesi için gereken bu şartın, sigarayı tamamen bırakmak için bir fırsat olması da mümkündür.

Ayrıca kemik erimesi(osteoporoz)olan kişiler deimplant uygulamaları dikkatli yapılmalıdır. Bu sayılanların dışındaki tüm kişilere implant uygulamaları rahatlıkla yapılabilir.

İmplant tedavisi her yaşta yapılabildiği gibi tek diş eksikliğinden, tüm dişlerini kaybetmiş hastalarda güvenle kullanılan bir tedavi yöntemidir. İmplant tedavisi sayesinde köprü amaçlı dişlerin kesilmesi sonucu oluşan zararlar önlenebilir ayrıca hareketli protez kullanmakta zorluk çeken veya hiç kullanamayan hastalarda protezin oynamasını engelleyerek kullanım kolaylığı sağlar. Ağzında hiç dişi olmayan hastalarda dahi implantlar üzerine sabit köprü protezleri yapılabilir.

Kötü ağız kokusu tedavi edilebilir mi?

Kötü ağız kokusunun çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Diş çürükleri, kötü ağız bakımı, diş eti hastalıkları, ağız içindeki çeşitli iltihabi olaylar, üst solunum yolu enfeksiyonları, mide rahatsızlıkları kötü ağız kokusuna yol açabilir.

Kötü ağız kokusunun en sık nedeni dişlerin çevresindeki gıda birikintilerinin iyi temizlenmemesidir. Ne kadar iyi fırçalasan da, dişlerin birbirine bakan yüzeyleri iyi temizlenemez. Bu nedenle diş ipi kullanımı da diş fırçalamak kadar önemsenmeli ve özenle uygulanmalıdır.

Kötü ağız kokusu şikayeti olan hastalarda etken olabilecek tüm iltihabi oluşumlar ortadan kaldırılmalıdır. Hastanın çürük dişleri tedavi edilmeli, diş eti tedavileri yapılmalı ve hastanın ağız diş sağlığının korunması için eğitim verilmeli, periodik kontrollerle bu eğitimin uygulanma derecesi izlenmelidir. Ağızda olması muhtemel kötü ağız kokusu etkenleri ortadan kaldırıldıktan sonra da şikayet devam ediyorsa, bir iç hastalıkları uzmanı ile iletişim kurularak, hastanın olası sistemik hastalıkları saptanmalıdır. Bu şekilde kötü ağız kokusu giderilebilir.

Çocuklarda Sürekli Dişler Ne Zaman Sürer?

Çocuklarımız 6-7 yaşlarına geldiğinde önce alt çenede ön bölgedeki süt kesici dileri sallanarak düşer ve yerlerini daimi dişlere bırakırlar. Ortalam 6 ay sonra da üst çenedeki kesiciler değişir.6 yaşında ayrıca süt dişi dizisinin en arka bölgesinde sürerek yerlerini  alırlar.’’6 yaş dişi’’adı verilen bu dişler daimi dişlerdir ve sürdükten sonra değişmezler. Bu dişler çenelerin en arka bölümünde bulunmaları sebebiyle temizlenmelerinin zor olması ve anne babanın dikkatinden kaçması nedeniyle  çok çobuk çürüyebilir. Orta ve yan kesici dişlerin değişmelinden sonra, sıra ile küçük azı dişleri (9-10 yaş),köpek dişleri (10-11 yaş) ve büyük azı  (12-13 yaş) yerlerini daimi dişlere bırakırlar. Son olarak 20 yaş civarında 3. Azı dişleri (akıl dişleri,20 yaş dişleri) sürer. Böylce 20 tane süt dişi 32 tane sürekli diş ile yer değiştirmiş olur.

Süt dişleri, yerlerine gelecek olan daimi dişlere rehberlik ettikleri için, değişme zamanı gelmeden önce çekilmemelidir. Fakat bazen çeşitli nedenlerle erken çekilmeleri gerekebilir. Bu gibi durumlarda çekim boşluğunun önünde ve arkasındaki dişler bu boşluğu kapatmak için devrilirler ve altlarından gelecek daimi diş normal yerinden süremez. Bu nedenle çarpısıklıklar (ortodontik bozukluklar) ortoya çıkabilir veya daimi dişler gömük kalabilir. Ayrıca yeterli çiğneme fonksiyonu olmadığından çocuğun beslenmesi de bozulabilir. Bu sorunları öanlemek için çocuklara gereksinimine göre sabit veya hareketli , dişli veya dişsiz yer tutucular yapılır.

Çalışma Ve Gün Saatleriniz Hakkında Bilgi Alabilir Miyiz?

Yıldız Hastanemiz 7 gün 24 saat açık olup, hafta içi ve Cumartesi günleri 09.00 – 20.00 saatleri arasında randevulu olarak hizmet verilmektedir. Hafta içi ve Cumartesi 22.00'den sonra, Pazar günleri ile resmi tatil günlerinde hastanelerimizde nöbetçi hekimlerimiz bulunmakta olup randevusuz olarak hasta kabulü yapılabilmektedir.

Yurtdışından Gelen Hastalarınız İçin Uçak Rezervasyonu Konusunda Herhangi Bir Anlaşmanız Var Mı?

THY ile seyahat edecek olan hastalarımız için;

Code-share seferler hariç TK only seyahatlerde sistem ücretleri üzerinden; Kurumumuzdan onay yazısı alarak,

Business cabin C ve D class'ta %20,
Comfort cabin U ve O class'ta %15,
Economy cabin Y,B,M,K,H class'ta %10 ve S,E class'ta %5 olarak)

İndirim yapılmaktadır, bilet rezervasyonunu yaptırmadan mutlaka 0 800 211 33 68 veya +90 212 310 5600 ile irtibata geçmeniz gerekmektedir.

Yurtdışı Ve Şehir Dışından Gelen Hastalarınız İçin Anlaşmalı Oteliniz Var Mı?

Şehir veya ülke dışından gelen hastalarımız için indirimli fiyat alabildiğimiz anlaşmalı otellerimiz bulunmaktadır. Anlaşmalı otellerimiz hakkında detaylı bilgi almak için +90 212 310 5600 veya + 90 0212 444 0 347 numaralı telefondan çağrı merkezimize ulaşabilirsiniz. Ayrıca, sabit hatlardan aramalardan ücretsiz ilave yeni bir telefon numaramız var.

Randevu Süreciniz Nasıl İşliyor; Muayene Olduğum Gün Tedaviye Başlayabilir Miyim?

Kurumumuzda uygulanmakta olan oral diagnoz (ön muayene ve teşhis) sürecine uygun olarak tüm hastalarımız oral diagnoz ve radyoloji bölümümüzce muayene edilmektedir. Hastalıkların teşhisi için gerektiğinde uzman hekimlerimizin de konsültasyon için bir araya geldikleri Oral Diagnoz bölümünde; hastalarımız; herhangi bir işlem yapılmadan önce tüm gerekli tedavileri ve alternatifleri, süreç ve ücretleri ile olası değişiklikler hakkında bilgilendirilmektedir. Onayı alınan hastalarımız tedavi gereksinimlerine göre aynı gün içerisinde ve/veya takip eden günlerde hekimlerimize yönlendirilmektedir.

Ağrım Var, Randevu Almadan Gelebilir Miyim?

Kurumumuzda randevusuz gelen ağrılı/acil hastalar için nöbetçi hekim uygulamamız bulunmaktadır. Bu nedenle ağrılı ve acil durumlu hastalara öncelik tanımakta ve onları kabul etmekteyiz.

Araba İle Geldiğimizde Park Etmek İçin Vale Hizmetiniz Var Mı?

Kurumumuzda vale parking hizmetimiz vardır.

Halitosis Ağız Kokusu Ölçümü İçin Randevu Aldıktan Sonra Hangi Hususlara Dikkat Edilmelidir?

Dentistanbul Halitosis Ağız Kokusu Merkezine gelmek için randevu aldığınızda aşağıdaki hususlara mutlaka uymanız gerekmektedir.

Randevunuza kalan son 48 saat içerisinde soğan, sarımsak, pırasa, lahana veya benzeri bariz kokusu olan yiyecekleri yemeyiniz.

- Son 12 saat içerisinde alkol almayınız, sigara içmeyiniz.
- Ölçüm yapılacağı sabah dişlerinizi fırçalamayınız ve gargara kullanmayınız.
- Son 8 saat içerisinde yemek yememiş olmalısınız.
- Son 3 saat öncesine kadar su içmenize izin var.
- Randevu günü parfüm veya kolonya kullanmayınız.

Ağız Kokusu (Halitosis) Hakkında Bilgi Alabilir Miyiz?

Hastanemizde halitosis (ağız kokusu) tanı ve ölçüm paketi; ağız kokusu ölçümünün yapılması, panoramik röntgen ve kontrol muayenesinden oluşmaktadır. Ağız kokusu (halitosis) problemi olan hastalarımıza öncelikle teşhisin tam olarak belirlenebilmesi için ağız kokusu ölçüm cihazı (halitometre) ile ağız kokusu ölçümünün yapılması gerekmektedir.

Ödemelerde Kredi Kartı Geçerli Mi?

Hastanemizde kredi kartlarına vade farksız 9’ye kadar taksitlendirme imkanı sunulmaktadır.

Kurumunuzdan Randevu Almak İçin Size Nasıl Ulaşabiliriz?

Randevu almak için 212 310 56 00 ve 0212 444 0 347 telefon numaralarından hastanemize telefon ile ulaşabilir ya da www.dentistanbul.com.tr adresimizdeki randevu talep formunu doldurabilirsiniz.

Sgk İle Anlaşmanız Var Mı?

SGK'nın özel diş klinikleri ile anlaşması bulunmamaktadır. Ancak SGK, Sağlık Bakanlığı'na bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinde ortodontik tedavi sağlanamadığı için, özel sağlık kuruluşlarında yapılan tedavilerin bir bölümünü karşılıyor. Bunun için hastalarımızın bir devlet üniversitesinin ortodonti bölümünde muayene olarak rapor almaları gerekiyor. Bu rapor ile birlikte özel sağlık kuruluşunda tedavi olan hastalar da raporda belirtilen sınıflamaya göre tahakkuk eden miktarı 3 taksit halinde SGK'dan iade alabiliyorlar. Ortodontide sevk 18 yaş altı hastalarda geçerlidir.

Özel ilgi ve bazen genel anestezi altında tedaviye ihtiyaç duyan engelli vatandaşlarımız da bu haklardan yararlanabilirler. %40 ve üzerinde engelli olan ve bunu raporla belgeleyebilen tüm vatandaşlarımız Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinde sağlanamayan tedavileri için sevk alarak özel sağlık kuruluşlarına başvurabilir ve yine Türk Diş Hekimleri Birliği asgari ücret tarifesi fiyatları üzerinden SGK’dan iade alabilirler.

Ortodonti (Diş Teli Tedavisi) Kliniğiniz Var Mı?

Hastanemizde her türlü braket (tel) tedavisinin uygulanabildiği ortodonti bölümümüz tüm lokasyonlarımızda hizmetinizdedir.

Çocuk Kliniğiniz Var Mı?

Hastanelerimizde ve tüm lokasyonlarımızda pedodonti (çocuk bölümü) bulunmaktadır.

Dentistanbul Olarak Verdiğiniz Hizmetler Nelerdir?

- Oral diagnoz ve radyoloji Cerrahi
- Periodontoloji
- Tedavi
- Diş Beyazlatma
- Endodonti
- Pedodonti
- Protez
- Estetik
- İmplantoloji
- Ortodonti
- Halitosis Ağız Kokusu Tedavisi
- Genel Anestezi ve Sedasyon
- Enfeksiyon Kontrol ve Önleme
- Çene Eklemi Hastalıkları ve Tedavisi

Toplam Kaç Tane Hekiminiz Var?

Kurumumuzda toplam 50 hekimimiz görev yapmaktadır.

Muayene Ve Röntgen Ücretiniz?

Oral Diagnoz Muayene ve tedavi planlama ücreti: 50,00 TLKDV dahil)
Panoramik Röntgen (Oral Diagnoz) ücreti: 50,00 TL (KDV dahil)

Kaç Tane Şubeniz Var?

1'i hastane 3'ü poliklinik olmak üzere 4 şubemiz bulunmaktadır.

Yıldız Hastanesi
Yıldız Caddesi No:71 Beşiktaş 34353 İstanbul

Kozyatağı Poliklinik
Halk Sokak Golden Plaza E Blok No: 33-B Sahrayıcedit 34734 İstanbul

Levent Poliklinik
Levent Cad. No:17 Levent/Beşiktaş/İstanbul

Bakırköy Poliklinik
Zeytinlik Mah. Fişekhane cad. No:46 D:2 Bakırköy 34140 İstanbul